MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR (E621)




Mono sodyum glutamat ‘MSG’ ya da ‘E621’ ile ifade ediliyor. Konserveler, her türlü hazır çorba, bulyonlar, salam-sucuklar, baharatlı cipsler, tatlılar, hazır köfte harçları, dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri birçok üründe kullanılıyor.

Işlevi, yiyeceğin içindeki lezzeti ön plana çıkarıp belirginleştirmek. Bunu da tat almamızı sağlayan bezlerin salgısını artırarak yapıyor. Mesela içinde yüzde 10 oranında tavuk suyu bulanan bir çorba MSG ile yüzde 100 tavuk suyundan yapılmış hissi, lezzeti veriyor. E621’in zararlarına gelince; merkezî sinir sistemi tahribatı yapıyor ve buna bağlı olarak Alzheimer, Parkinson hastalıkları, sara (epilepsi) görülebiliyor. Retinal dejenerasyon (göz retina tabakası hasarı), yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite, büyüme hormonu baskılanması, pankreas tahribatı, insülinde artış ve buna bağlı diyabet. Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar… Bu madde plasenta bariyerini de geçmeyi başarıyor ve anne karnındaki bebeğe de bahsedilen zararları veriyor.  

MSG NEDİR?

MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.

MONO SODYUM GLUTAMAT (E621)

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
üreticilerinin bir çoğu MSG’yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.
Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SAR (Epilepsi)
Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite.
Büyüme hormonu baskılanması.
Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.
Bu madde hamilelerde plasenta
bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS’lerde çok kullanılmakta.

Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.
Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet
gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.
Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.
Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.
Mesela Cips. Semt pazarlarında 1 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.
Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !….
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve doğaldır.
Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım.
Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12′sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.




10 yorum

  1. yazınızı dikkatle okudum bende bir süredir MSG li yiyeceklerden uzak durmaya çalışıyorum yalnız aklıma takılan şöyle bir şey var. tamam zararlı olduğuna dair çok şey duyuyoruz sizinde yukarıda yazdığınız gibi fakat bunların bilimsel herhangi bir kanıtı var mı? bunları ispatlayan bir çalışma var mı? ben bir hastanede çalışıyorum ve çevremdeki insanları da bu konuda bilinçlendirmeye çalışıyorum ama bu zamanda bilgi çağındayız söylediğiniz şeyleri destekleyen bilimsel bir kanıtınız literatürünüz yoksa insanlar pekte kulak asmıyor. esen kalın.

  2. Yazılanlar kesinlikle yanlıştır. MSG’nin yan etkilerine dair yapılan bilimsel çalışmalar, söylenilen etkilerin MSG kaynaklı olmadığını göstermiştir. Ayrıca zaten bu madde, doğal olarak pek çok gıda maddesinde de bulunur. Kanıt istiyorsanız buyrun: http://www.food-info.net/tr/intol/msg.htm Bir bilgiyi vermeden önce birden fazla güvenilir kaynağa bakılmalıdır, sonra insanlar yalan-yanlış bilgiler ediniyor. Bilimsel bilgileri böyle çarpıtarak insanları korkutmak, hiç de etik olmayan bir davranıştır.

    • Merhaba, ileriye yönelik kalıcı zararları olmadığına dair bir kanıt var mı bildiğiniz? En azından yapay olan herşeyden vücudumuzu doğala yakın halde tutmak için kaçmak gerektiğini artık hepimiz biliyoruz..

  3. Bilinçli ve sorumluluk sahibi bir tüketici olarak etrafını uyarmak için bilimsel kanıtı olmayan bu tip yazıları paylaşmak, bu makalelerin tıklanma sayısını arttırıyor. Dolayısıyla insanlar MSG diye online arama yaptıklarında genellikle negatif sonuçlarla karşılaşıyorlar. İlk olarak Monosodyum Glukomat olarak bilinen glukoasit dilimizde de alıcı reseptörleri bulunan temel bir aminoasittir. Dilde çözünerek beyne ve sinir sistemine direkt olarak ulaşmaz, dildeki tat reseptörleri sayesinde beyinde yalnızca tat algısı hissedilir. Glukoasit zehir olsaydı anne sütünde bol miktarda bulunup vücut tarafından gereksinim duyulan bir şey olmazdı.
    Çevrenizdekileri uyarma isteğini anlıyorum fakat bu gibi yazıları iyice araştırmadan yayınlamanın doğru olduğunu düşünmüyorum.

  4. Sanki burda yorum yazarların çoğu sirket sahibi… evet bu madde zararlı hemde çok.bilimsel araştırması yapılmış ama yayınlanmış mı bilmiyorum glikoz da vücutta şekerin dönüşüm şeklidir ama vücuda direk alımı birçok hastalık çıkarır araştırın.dogal hal başkadır yapayı başka.dogal şekilde alınmazsa Otomasyonu bozar ve gerekli bir besin iken zehir olur…

Tarif hakkında yorumunuzu almak isterim :)