Keten tohumu
Batur ŞEHİRLİOĞLU
Bugday.org

OMEGA-3 ( N-3 )
yağ asitleri içeren besinlerin sağlığımız açısından önemini belgeleyen
araştırma sonuçları arttıkça, beslenme uzmanları, doktorlar ve
tüketicilerin, balık yağı ve keten tohumuna ilgileri arttı. Bu
ürünlere yönelişin artmasındaki diğer önemli unsur da, vücudumuzun
üretemediği N-3 yağ asitlerinin, mutlaka dışarıdan besin yoluyla
alınmasının gerekliliği.

Keten tohumu yüksek oranda çoklu
doymamış yağ asitleri, düşük oranda doymuş yağ asiti, yüksek oranda
lifle birlikte bol miktarda potasyum, az miktarlarda ise magnezyum,
demir, bakır, çinko ve çeşitli vitaminler içerir. 100 gr. keten yağı
13.4 mg. E vitamini, 100 gr. keten tohumu ise yaklaşık 450 kcal.
içerir. Keten tohumunun amino asit profili soya ununa benzer
özellikler gösterir. İçerdiği N-3 yağ asiti oranı, (Omega-6 nın
yaklaşık dört katıdır) çözünebilir ve çözünemez liflerce zenginliği ve
bir çeşit bitkisel östrojen olan lignanların en zengin kaynağı olması
nedeniyle keten tohumu beslenme uzmanları tarafından sıklıkla
önerilir. Lignanlar, hormonlara bağlı kanser türlerinde (göğüs,
prostat vb.) seks hormonlarına müdahale ederek kansere karşı koruma
yapar; tümör hücrelerinin büyümesini engeller. Keten tohumunda bulunan
lignanlar birer doğal SERM’dir (östrojeni seçerek alan modülatörler);
östrojen kullanımının zararlarından korurken tüm diğer olumlu
etkilerinden de yararlanmayı sağlarlar. Örneğin; östrojenin kemiklerde
bağlantı kurup büyümeyi sağlamasına izin verirken; hasar verebileceği
göğüs ve rahim içi gibi hassas bölgelere girmesine izin vermezler.
Fazladan bir hücre büyümesi olmadığında kanser riski azalır. Keten
tohumu 100 gramda toplam 240.6 mg. bitkisel östrojen içerirken, birçok
diğer gıda maddesinde bu 100 gramda 17 mg.’ı geçmez.
İçerdiği
lifin yaklaşık olacak üçte ikisi suda çözünemeyen, geri kalanıysa
çözünen lif özelliğini taşır.
Suda
çözünmeyen lifler dışkı yoğunluğunu arttırarak, bağırsak geçiş
zamanını azaltarak kabızlığı önleyici, bağırsakları yumuşatıcı etki
yaparlar.
Keten
tohumunda bulunan suda çözünür lifler (mucilage zamkı/sakızı) kan
şekeri seviyesini korur, kolesterol seviyesini düşürürler.
Beslenmedeki yüksek lif miktarının kanser önleyici etkileri de söz
konusudur.
Beslenmede
ideal yağ asiti dengesini sağlamak için, ana yağımızı tekli doymamış
yağ asiti oranı yüksek soğuk sıkım zeytinyağı olarak seçmeli, doymuş
ve transyağları (hidrojene) minimuma indirmeli, tahıla - ekmeğe
bağlılığımızı düşürmeli, bol bol yeşil yapraklı gıdalar tüketmeli ve
mutfağımızı keten tohumuyla takviye etmeliyiz.
Keten tohumu
içerdiği alfa-linolenik asit (N-3 yağ asitlerinin en önemli üyesi)
açısından besinlerin en zenginidir. Alfa-linolenik asitin bir kısmı,
vücutta uzun zincir N-3 yağ asitleri EPA ve DHA ya dönüşürler ki
bunlar iyi kolesterolü yükseltir, yüksek tansiyonda düşürücü etki
yapar, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır, plazma trigliserid
düzeyini, aritmi riskini azaltır. Dolayısı ile alfa-linolenik asitin
koroner kalp hastalığı riskini azalttığı tespit edilmiştir. Keten
tohumu üzerine yapılan araştırmalar, düzenli keten tohumu kullanımının
dolayısı ile alfa linolenik yağ tüketiminin, arterioskılerozun (damar
sertliği) gelişmesini önleyebileceğini, iltahabi hastalıklarda olmalı
ve otobağışıklık rahatsızlıklarında etkili olabileceğini
göstermektedir. N-3 çe dengeli beslenmenin kanseri engelleyici
özellikleri de tespit edilmiştir. Yağ asitleri dengesinin N-6, doymuş
yağ asitleri ve trans yağlar tarafına kayması sadece daha az N-3
tüketmemiz anlamına gelmemekte aynı zamanda bu yağlar, alfa-linolenik
yağ asitinin uzun zincir N-3 yağ asitlerine dönüşmesi engelleyerekte
vücudumuz N-3 yağ asitlerinden gerekli faydayı sağlamasını engellemiş
olurlar.
Keten
tohumunu doğal ürün dükkanlarından veya aktarlardan temin
edebilirsiniz. Tazeliğini anlamak için çimlenip çimlenmediğine
bakabilirsiniz, eğer çimlenmiyorsa aldığınız yere iade ediniz. Keten
tohumları sert olduğundan dikkatli bir çiğnemede bile yeterince
öğütülemeyebilirler, bu da yeterince sindirilmeden vücuttan
atılmalarına sebep olur. Öğütülmüş keten tohumunun sindirimi çok daha
kolaydır. Keten tohumlarını öğüterek yersek onun şifai özelliklerinden
daha fazla faydalanabiliriz. Keten tohumunu öğütmek için karabiber
veya kahve el değirmenleri ya da bu tip tohumları öğütmek için özel
olarak üretilmiş elektrikli öğütücüler kullanılabilir (ülkemizde
bulunmaktadır). Keten tohumu oda sıcaklığında bir yıl tazeliğini
korur. Öğütülmüş keten tohumu ise 30 gün boyunca hava geçirmez kapaklı
bir kavanozda buzdolabında saklanabilir.
Batıda
fırıncılık sektörü tüketicinin talebini karşılamak üzere karışık tahıl
ekmeklerine öğütülmüş keten tohumu ekleme yoluna gitmiştir.
Öğütülmüş
keten tohumu ayrıca hazır karışımlarda (kekler vb), dondurulmuş hamur
işlerinde ve hazır eritilerek servis yapılan ürünlerle gıda
endüstrisine girmiştir. Ayrıca tavuklara keten tohumu yedirilerek elde
edilen N-3 çe zenginleştirilmiş yumurtalar da vardır.
Sizler de
mutfakta keten tohumunu el altında bulundurarak, onu öğütülmüş halde
salatalarınıza, yoğurdunuza, müslinize serpebilir, fırında yaptığınız
hamur işlerine katabilir, pilavdan çorbalara, tatlılardan tuzlulara
her yemeğinizde kullanabilirsiniz.
Günlük
2000 kcal.’ ye eşdeğer besin tüketen bir insan için günde 1 çorba
kaşığı öğütülmemiş keten tohumu kullanımı N-3 yağ asitleri kullanımı
açısından yeterli katkıyı sağlayacaktır.
Yaptığınız
hamur işlerinde her bir bardak unun içinden 2 çorba kaşığı un alıp
yerine 2 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu katabilir veya yağca bir
değişim yapmak istiyorsanız her 1 ölçü yağ yerine 3 ölçü öğütülmüş
keten tohumu katabilirsiniz. Laboratuar çalışmalarında öğütülmüş veya
öğütülmemiş tohumların fırında 2 saat boyunca 178 derece sıcaklıkta
N-3 yağ asitlerini ve lignanlarını neredeyse hiç yitirmediği tespit
edilmiştir. Fakat keten tohumu yağı iyi bir N-3 yağ asiti kaynağı olsa
da, tohumdaki lif ve lignanlarını yitirmiştir. Keten tohumu yağının
kullanım esnasında ısıya maruz bırakılmaması tavsiye edilmektedir
(yemekler piştikten sonra ve salatalarda).
Geleneksel tedavide kullanımı
Keten tohumu
antimantari, antimitoz ve antioksidan özellikler taşır.
Keten
tohumlarında bulunan müsilaj, bağırsakta su çekip şişerek,mekanik
müshil olarak tesir eder. Ketenin bu etkiyi göstermesi biraz zaman
alır fakat tahriş yapmama gibi önemli bir avantaja sahiptir. Yine bu
özelliğiyle diğer müshillere nazaran daha uzun süre kullanılabilir.
Ayrıca içerdiği yağda müsil yapıcı etkiye destek sağlar.
Eski
Mısırlılar zamanından beri bu amaçla kullanıldığı bilinmektedir.
Yine
müsilajın yumuşatıcı etkisinden dolayı gastrit, mide ülseri gibi
sindirim sistemi tahrişlerinde de kullanılır.
Bu amaç için
günde bir kez tercihen yatmadan önce 1-2 çay kaşığı tohum yenir,
üzerine 2 bardak su içilir.
Öksürüğe,
nezleye, üşütmeye karşı 1 çorba kaşığı keten tohumu 3 fincan suda 10
dakika kaynatılır; 3-5 dakika bekletilip süzüldükten sonra içilir.
Bu çayın
buharı burundan teneffüs edilir.
Akciğer
hastalıkları ve zatüreede 80 gr. keten tohumu 40 gr. rezene tohumuna
karıştırılarak az sıcak suda lapa yapılır ve iki tülbent arasına
konarak göğüse ve sırta yerleştirilir.
Çıban, gece
yanığı ve eziklerin iyileştirilmesinde 80 gr. keten tohumu ile 40 gr
ebegümeci lapası yapılarak yaranın üzerine konur.
Böbrek
ağrısı ve kramplarda iki çay kaşığı keten tohumu 6 fincan suda 10
dakika kaynatılıp, 5 dakika bekletilip süzülür.
Kaynak:www.bugday.org
Tüm Yazılar